Üst
Connected One / Araştırma / Makale  / Markanız Ekran Nesline Hazır mı?

Markanız Ekran Nesline Hazır mı?

(Aşağıdaki yazı Advertising Age işbirliğiyle MediaCat Dergisi Eylül sayısında yayınlanmıştır.)

Her nesil, insanların hayatını ve beklentilerini değiştiren teknolojik gelişmeleri yaşamıştır – ki çocuklar genellikle ebeveynlerinden farklı bir teknoloji dünyasında hayata merhaba der. Bu, özellikle de içeriği ve bilgiyi nasıl keşfettikleri, tükettikleri ve paylaştıkları noktasında bir gerçektir.

Son üç veya beş yıl içinde doğan çocuklar ‘E’ veya ‘Ekran Nesli’ni (Screen Generation) oluşturuyor. Çünkü dijital çağın en önemli teknolojik devrimlerinden biri sırasında dünyaya geldiler. NPD’ye göre, 2012 yılının ilk çeyreğinde satışa sunulan televizyonların yüzde 27’sinde (yaklaşık 14 milyon adet) internete bağlanma özelliği var. Gartner’a göre bu yıl yaklaşık 60 milyon tablet bilgisayar satılacak ve tablet kullanıcılarının sayısı iki katına çıkacak. Goldman Sachs’ın tahminlerine göre ise bu yıl tüm dünyada 2 milyar civarında akıllı telefon satılacak.

Bu çocuklar, eğlenceden haberleşmeye, eğitime, alışverişe ve işlem yapmaya kadar her yerde ekranların kullanıldığı bir dünyada büyüyor. Bu da dünyayı daha küçük ve daha erişilebilir hale getiriyor ve neredeyse istenildiği her anda.

Ekran Nesli Kimlerden Oluşuyor?

Ekran Nesli ekranların olmadığı, bağlantı kurulmayan, dokunup parmakla vurulmayan, mimik kontrolü olmayan veya önemli anları kaydedip hemen başkalarıyla paylaşmalarını sağlayan kameraların olmadığı bir dünyayı hiç tanımayacak. Küçük çocukların akıllı telefonlarda veya iPad’lerde bizden çok daha iyi gezindiğine veya dokunuşlarına yanıt vermesi beklentisiyle bir televizyona ya da dizüstü bilgisayar ekranına dokunup hayal kırıklığına uğradıklarına hepimiz şahit olmuşuzdur. Klavye ve fare onlara yabancı kavramlar; belki yakında uzaktan kumandalar da öyle olacak. Sizce birkaç yıl sonra cüzdanlar, kredi kartları hatta nakit para onlar için bir anlam ifade edecek mi?

Neredeyse her şeyle dokunmatik ekran üzerinden iletişim kurmak isteyen bu nesle ayak uydurabilmek için pazarlamacıların, markaların, perakendecilerin ve yayıncıların neler yapması gerekecek? Öncelikle müşterinin bulunduğu yerde bulunmaları ve içeriği ya da bilgiyi nasıl keşfettiklerine bakmaksızın bununla ilişkili bir marka deneyimini yaşatmaları gerekecek. Bu da, web sitelerinin farklı ekranlara ve işletim sistemlerine uygun olarak dinamik bir biçimde tasarlanması veya yeniden yapılandırılması anlamına geliyor. Markalar sadece böyle bir deneyimi arzulayan bu yeni tüketici sınıfıyla nasıl daha kolay bir iletişim ve etkileşim kuracak?

Markalar Geride Kaldı

IAB’nin (Interactive Advertising Bureau) yakın zamanda yaptığı bir araştırmaya göre, günümüzde Fortune 500 şirketlerinin yüzde 45’i mobil cihazlarla kullanıma uygun bir web sitesine sahip değil. Oysa zaman arkanıza yaslanıp sadece olan biteni aynadan izleme zamanı değil. Ailelerin ve çocukların markaları ve içerikleri yeni yöntemlerle deneyebilecekleri pek çok uygulama çıkarıldı. Scholastic veva Penguin Books gibi eğitim şirketlerinin eğitim ve edebiyat uygulamaları; Whole Foods şirketinin çocukları yemek alışkanlığı ve yemek seçme konusunda eğitirken beslenme ve sağlıklı diyet konuşanda bilgilendiren ‘Awesome Eats” uygulaması; Band-Aid şirketinin çocukları kuklalar ile iletişim kurarak kesme ve çizme alışkanlığından uzak tutmayı amaçlayan ‘Magic Vision’ uygulaması; çocukların Crayola kalemine benzer bir dokunmatik ekran kalemi kullanarak tablet cihazları üzerinde çizim yapıp boyamasını sağlayan Crayola ColorStudio uygulaması ve muhteşem bir dinazor sergisini çocuğun avucunun içine getiren Amerikan Doğa Tarihi Müzesi uygulaması bu uygulamalara sadece birkaç örnek.

Ekranla yönetilen bu dünyanın henüz ilk aşamalarındayız ve daha keşfedilip geliştirilecek pek çok alan var (finans eğitimi ve tasarrufun önemi konularında çalışan bankalar gibi). Şimdi bu yeni döneme katılma, keşfedip öğrenme, ortaklarla iş birliği yapma ve Ekran Nesli medya platformlarının ve deneyimlerinin şekillendirilmesine yardımcı olma zamanı. Bu yatırım ve sabır isteyen bir iş. Ancak markaların her zamankinden daha hızlı gelişecek olan ve bugün sadece hayal edebileceğimiz bir sonraki nesle hazırlıklı yakalanabilmelerinin en iyi yolu.

Kaynak: Advertising Age – MediaCat Dergisi Eylül Sayısı

Business Intelligence

Starcom Mediavest Group Business Intelligence, data analizi ve tüketici içgörüsü alanlarında hizmet veren SMG birimidir. Reklam yatırımıyla elde edilen değerin ölçülmesi ve maksimize edilmesini amaçlar.

Top